Bu dönem liberal ekonomi politikalarının muhasebe mesleğini etkilediği dönemdir. Muhasebe mesleği bu dönemde özel sektörde vergilendirmeye karşı daha belirgin hale gelmiştir. Özel sektöre yönelik bir ekonomik yapının benimsenmesi ve Devlet İktisadi Teşebbüslerinin giderek özelleştirilmesi bu yapıyı güçlendirmiştir. Muhasebe mesleğinin vergilendirme ile ilişkisi 1949 Vergi Reformu ile güçlenerek devam etmiştir. Katma Değer Vergisinin kabul edilmesinden sonra bu ilgileşim güçlenmiştir. Öte yandan, kâr temelli iş anlayışı ekonomiye tamamen hâkim olmaya başladı ve büyük işletmeler arttığında muhasebe mesleği özel işletmelerde iki yönlü bir gelişme yaşamaya başladı. Bunlardan ilki, büyük işletmeler arttığında, kâr odaklı yönetim anlayışının, muhasebe ve finansal muhasebe gibi departmanların beklentilerini artırması, işletme yönetiminde kademeli olarak artmasıdır. İkincisi, ekonomideki küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) ağırlığı arttıkça, bu işletmelerde çalışan muhasebecilerin hesap verebilirliğinin mesleğinde artmasıdır. KOBİ'ler devletin denetimdeki titizliği nedeniyle vergi-muhasebe işbirliğine daha fazla önem verdikleri için, muhasebe mesleğinin vergilendirme çerçevesinde sürdürülmesini kolaylaştırmıştır. İşletme yaklaşımı çerçevesinde bu gelişmeler muhasebeci ihtiyacını artırmıştır ve bu ihtiyaç özellikle İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nin kuruluşundan sonra bu okulların mezunları ile karşılanmaya çalışılmıştır. Yükseköğrenim kurumlarından işletme eğitimi alarak mezun olanlar bu dönemde devlet kurumları yerine özel sektör işletmelerinde istihdam edilmeye başlanmıştır. Liberal ekonomi politikaları 1950'lerin ikinci yarısından itibaren sonuç vermeye başladığında, işletme sayısında bir artış oldu ve muhasebe ihtiyacı belli bir şekilde artmaya başladı. Bu ortamda mesleği düzenleme çabalarının da yeniden başlatıldığı görülmektedir. Esasen, 1949 Vergi Reformu sırasında mesleğin yasallaştırılması gündeme geldi ve Vergi Usul Kanunu hazırlanırken bu konuyu bu yasaya dâhil ettiği kabul edildi. Meslek hukuku tekniğinin ayrı bir yasal düzenleme gerektirdiği anlaşıldığında bu girişimden vazgeçildi. Böylece, Maliye Bakanlığı bu konuyu muhasebe-vergi işbirliği çerçevesinde ele almaya başlamıştır. Maliye Bakanlığı ilk ciddi girişimini 1956'da yaptı ve bir taslak hazırlandı. Bu yasadışı hazırlığın, bakanlığın gelecekteki çalışmalarının temelini oluşturduğu bilinmektedir. Bakanlığın ikinci hazırlığı 27 Mayıs 1960 devriminin yarattığı olumlu bir ortamda gündeme gelmesine rağmen, bu girişimin başarılı olmadığı bilinmektedir. Maliye Bakanlığı'nın üçüncü teşebbüsünün yapıldığı 1966 yılının hazırlanmasında, yasanın adı ortaya çıkmaya başlamış ve Serbest Finansal Danışmanlık Kanunu Tasarısı hazırlanmıştır. Bu tasarı Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmiş olmasına rağmen, o zamana kadar yapılan en ciddi girişim olmuştur (Küçük, 2012). Yürürlüğe girme çabalarının bir süre kesintiye uğradığı ve konunun 12 Eylül 1980'den sonra tekrar gündeme geldiği görülebilir. Maliye Bakanlığı'nın bu dördüncü denemesinde, kanunun adının daha fazla hale geldiği görülmektedir. Yeminli ve Serbest Mali Müşavirlik şeklinde anlaşılır. Danışma Kuruluna gelen yasanın gündeme alınmadığı bilinmektedir. Maliye Bakanlığı'nın bu yöndeki girişimlerinin 1980'lerde daha sık olduğu görülmektedir. Nitekim, beşinci girişim 1984'te bir önceki hazırlığı geliştirerek yapılmış olsa da, bu girişim de başarısız olmuştur. Maliye Bakanlığı'nın hazırlıklarını ve inisiyatiflerini sık aralıklarla sürdüren altıncı girişiminin sonuçları alınmış ve Bağımsız Muhasebe, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Kanunu (1.6.1989 tarihli 3568 sayılı Kanun) kabul edilmiştir. Serbest Muhasebeci unvanı 2008 yılında kaldırıldığında yasanın adı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Kanunu ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu (26.7.2008 ve 5786 tarihli) olmuştur. Maliye Bakanlığı'nın 1950'lerin ortalarında başlayan ve 1990'lara yönelik altıncı denemede sona eren mesleği yasallaştırma süreci varken, muhasebe mesleğinde bazı gelişmeler olmuştur. 1960'lardan bu yana belirginleşen bu gelişmelerin bağımsız profesyoneller için iki yönlü bir yol izlediği görülmektedir. Bunlardan biri, bağımsız muhasebeci olarak hizmet veren artan muhasebe bürolarıdır. Diğeri ise, Hesap Uzmanları Kurulu gibi devletin denetim kurumlarından ayrılan uzmanların, bazen kişisel bazen de şirket olarak mali müşavir adı altında daha fazla hizmet vermeye başlamasıdır. Bu iki gruptan ilki, muhasebe meslek hukukunun kabulünden sonra Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik pozisyonunu alan ilk gruptur. İkinci grup bugün Yeminli Mali Müşavirlerin öncüleri olmuştur. 1960'larda telefon rehberlerinin incelenmesi ve o sırada profesyonel üyelerin kayıtlı olduğu odalardaki kayıtlar bu durumu açıkça gösterebilecek durumdadır. Muhasebe mesleğinin yasallaştırma çalışmaları devam ederken, muhasebeciler bir araya gelerek dernek temelinde örgütlenmeye çalışmışlardır. İstanbul, diğer pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da öncü olmuş ve bu şehirde çalışan muhasebeciler dernek çalışmalarına devam etmiştir. Bu girişimlerin en önemlisi Muhasebeciler Mali Müşavirler Derneği adı altında 1976 yılında kurulmuştur. Bu derneğin kısa sürede diğer şehirlerde şube açarak gelişmesi, muhasebe mesleğini İstanbul ve Anadolu'da organize etme arzusunu göstermek için önemlidir. Öyle ki 3568 sayılı Kanun böyle bir ortamda kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir. Kanunda üç başlık belirtilmiştir. Bunlardan ilki Serbest Muhasebeci (muhasebe kayıtlarının düzenlenmesi), Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (kayıtların yürütülmesi ve denetlenmesi) ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirdir (finansal tabloların denetlenmesi ve onaylanması). Yukarıda da belirtildiği gibi, 2008 yılında kaldırılmıştır. Ancak, bu unvan askıya alınmış olmasına rağmen, bu unvanla mesleği yapanlar müktesebat hakları olarak unvanlarını korumuştur. Kanunda, bu başlıklardan ilk ikisinin, yani SM ve SMMM'nin, ayrı odalar oluşturmak için ayrı odalar ve YMM'ler kurması ve bu odaların birliğinin talep edilmesi öngörülmüştür.

1.1.Muhasebenin Amacı, Yararları ve İlgilenenler

Muhasebeye niçin ihtiyaç hissedildiği,  hangi koşullara çözüm olarak getirildiği ve hangi taraflara lazım olduğu maddeler halinde belirtilmiştir.
  • DEVLET: Kanun şart koşar, çünkü devletin ticaret yapılabilmesi için sağladığı huzur, altyapı (örneğin, yol, para, şirket tüzel kişilik altyapısı), ve ticareti düzenleyen kanunlar, anlaşmazlıklarda hâkimlik gibi hizmetleri sürdürmek için gerekli geliri vergi olarak alırken adaletli davranabilmesine yarar.
  • İDARECİLER: İş karmaşık ise, başkalarını çalıştırmak gerekiyorsa iş sahibi, ortakları ve diğer yöneticilerce istenir, çünkü çalışanların yaptıklarını kontrol etmeye, hangi yapılanın daha karlı hangisinin zarara sebep olduğunu anlamaya, daha da güzel sonuçlar yönünde daha hesaplı düzeltmeler yapmaya olanak verir. Günlük telaş içinde fark edilmesi mümkün olmayan ama uzun süreyi kapsayan yüksek sayıda veriye örneğin, istatistik analiz veya yapay zekâ uygulayarak toplu bakıldığında farkına varılabilecek öngörülmesi güç olan bilinmezlerin farkına varmaya olanak verir. Ayrıca karmaşık bir işletmenin günlük işleyişinde örneğin, vadeli ödemeler ve tahsilat konularında kurumsal hafıza işlevi görür.
  • SAHİPLERİ: Bir gün işletmenin kendisinin değeri söz konusu olursa (işletmeyi devretme, ortak olma, ortakların ayrılması, veraset, boşanma ve sözleşmeli evlilikte gerekebilen ortak mülkte pay hesabı gibi durumlarda) değerin saptanması için gerekli olan, işletmenin sahip olduğu kıymetler, alacaklar, borçlar ve olağan dönemsel girdi, çıktı, getiri gibi verilere muhasebe sayesinde ulaşılır.
  • DİĞER İLGİLİLER: İşletmenin faaliyetleri ile devlet, sahipleri ve idarecileri dışında, işletme için önemli başkaları da çeşitli sebeplerden ilgileniyor olabilirler. Bunlara da (örneğin, büyük borçlanmada karşı taraf, büyük müşteriler, nüfuzlu komşular, çevreciler, çoğu çalışanlar, iş müracaatı planlayanlar, işletmenin kullandığı iş gücünün tedarikçileri, ham madde tedarikçileri ya da hisselerinin ticaretinin aktörleri ya da onları yönlendirebilecek olanlar) değerlendirme ve müzakere için kesin verilerle destek sağlar.